Dr. Öğr. Üyesi Tuğba SEFEROĞLU’nun “Fragmenta” İsimli Kişisel Sergisi Açıldı

15 Haziran 2026 Pazartesi

Giresun Üniversitesi Şebinkarahisar Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba SEFEROĞLU tarafından hazırlanan “Fragmenta’  isimli kişisel sergisi, Belediye Başkanı Ömer ŞENTÜRK ün katılımıyla açıldı.

Kurdele kesiminden sonra sergiyi gezen Belediye Başkanı Ömer ŞENTÜRK ve beraberindekiler, Dr. Öğr. Üyesi Tuğba SEFEROĞLU’ndan tasarımlar hakkında bilgi aldı.


Unutulmuş kumaşların yeniden beden bulma hikâyesi
Fragmenta, Latince fragmentum kökünden gelir; “kırılmış parça, kalıntı, bütünden kopmuş bölüm” anlamlarıyla ilişkilendirilir. Kelime, “kırmak / parçalamak” anlamındaki Latince frangere köküyle bağlantılıdır. Bu nedenle Fragmenta, yalnızca fiziksel bir parçalanmayı değil; geçmişten kalan, unutulmuş ya da işlevini yitirmiş parçaların yeni bir bağlamda yeniden anlam kazanmasını ifade eder. Bu sergide Fragmenta, kullanılmayan kumaşların, kartelaların ve yardımcı malzemelerin patchwork tekniğiyle yeniden bir bütüne dönüşmesini temsil etmektedir. 
Koleksiyonun görsel çıkış noktası, modern mimari yapılardaki geometrik parçalanmalar, cephe düzenleri ve strüktürel yüzeylerdir. Mimari yüzeylerde görülen bölünmeler, katmanlar, boşluk-doluluk ilişkileri ve farklı malzemelerin bir araya gelme biçimleri; bu koleksiyonda kumaş üzerinden yeniden yorumlanmıştır. Giysilerdeki geometrik patchwork alanlar, bir yapının cephesi gibi parçalar arasında ritim, denge ve gerilim kurmaktadır. Böylece kumaş, yalnızca bedeni örten bir yüzey olmaktan çıkarak mimari bir yapı gibi inşa edilen, katmanlanan ve yeniden kurulan bir forma dönüşmektedir.
Bu sergi, tamamlanmamış olanın eksik değil; başka bir bütünlüğe ait olduğunu anlatır.
Her kumaş parçası, bir zamanlar başka bir ihtimaldi. Bir kartelada bekleyen renk, kesilip kenara ayrılmış bir doku, kullanılmadan kalmış bir yüzey… Hepsi sessizce unutulmayı beklerken, bu koleksiyonda yeniden bedenle buluşmaktadır.
Fragmenta, parçalanmış olanın yeniden anlam kazanmasıdır. Bir bütünün içinden kopmuş, gözden çıkarılmış ya da işlevini yitirmiş parçalar; burada yeni bir anlatının taşıyıcısına dönüşmektedir. Patchwork tekniği, yalnızca bir dikim yöntemi değil, aynı zamanda bir düşünme biçimidir: ayırmak, birleştirmek, onarmak, dönüştürmek ve yeniden kurmak.
Sergide yer alan 16 giysi parçası; 14 elbise ile bir bluz-etek kombinasyonundan oluşmaktadır. Her parça, kullanılmayan kumaşların, kartelaların ve yardımcı malzemelerin yeniden değerlendirilmesiyle üretilmiştir. Malzemenin geçmişi saklanmaz; aksine görünür kılınır. Dikiş izleri, renk geçişleri, farklı dokular ve beklenmedik birleşimler, her parçanın kendi hafızasını taşımasını sağlar.
Bu koleksiyonda sürdürülebilirlik yalnızca bir üretim tercihi değil, tasarım dilinin temelidir. Yeni olan, sıfırdan yaratılmaz; var olanın içinden çıkarılır. Atık kabul edilen malzeme giysiye, giysi bedene, beden ise hikâyeye dönüşür.
Fragmenta, parçaların birbirini kusursuz biçimde tamamlamak zorunda olmadığını söyler. Çünkü bazen bütünlük, uyumdan değil; farklılıkların yan yana durabilme cesaretinden doğar.
Bu koleksiyon, geçmiş üretimlerin artıklarını geleceğin olasılıklarına dönüştürmektedir. Her parça bir kalıntıdan başlar, bir kimliğe dönüşür. Her dikiş, unutulmuş bir yüzeyi yeniden hatırlatır. Her giysi, parçalanmış olanın hâlâ yaşayabileceğini gösterir.